"Merhaba dert anası. Ben şu sıralar neden bilmiyorum berbat hissediyorum kendimi ya yerimden kalkmak istemiyorum akşama kadar bıraksalar uyurum. Havalarında etkisi var içimi kasvet basıyor soğuk yağmur hep uyuyasım var. Evdekiler rahat vermiyorki uyuyayım çocuklar bir yandan okula gider eşim akşama gelecek yemek yok evi topla.. Kendime ayıracak zamanım yok. Sürekli bi ağlama havasındayım aynaya bakınca çok çirkin göründüğümü farkediyorum saçım başım darmadağın üstümü bile değişmek istemiyorum. Aslında eşim dedi iyi görünmüyorsun depresyondasın sen bi doktora gidelim istersen dedi ama ben gitmek istemiyorum şimdi doktor ilaç verir onlarda uyutursa beni çocuklarla ilgilenemem diye. Bana bir fikir versen olurmu ne yapayım bu lanet halden kurtulayım ben.."
Merhaba sevgili dertli dostum. Yoksa depresif dostum mu desem?😊 Evet, buradan sen bayağı bir depresyonda görünüyorsun. Dediğin gibi hayatın yükünün üzerine bir de kasvetli havalar gelince, birçok kişi bu mevsimlerde seninle aynı durumu yaşayabiliyor. Peki sana şöyle bir Paris manzarası göndersem, biraz iyi hisseder misin kendini? Yağmurlu ama bence gayet hoş görünüyor. Ne dersin?😊
Şimdi dostum gelelim depresyonu nasıl aşabileceğine. Öncelikle bu tür ciddi konularda hep yaptığım gibi sana, işin bir uzmanına görünmeni tavsiye ediyorum. Ayrıca eşin de aynı şeyi söylemiş zaten. Gitmek istemeyişinin sebebi yalnızca verilecek ilaçlar ise, bu kaygından doktora bahsetmelisin. Belki verilecek ilaçlar seni uyutmayıp, yalnızca enerji verecek, daha iyi hissettirecek ilaçlardır. Ya da doktor durumuna bakarak, sana ilaç vermeyi uygun görmeyecek, terapi ile bu işi çözebileceğini düşünecektir. Bu nedenle kesinlikle yarından tezi yok bir doktora görünmelisin.
Mesajında demişsin ki "bıraksalar tüm gün uyurum ama evdekiler rahat vermiyor, uyuyamıyorum"... Bana bu durum aslında biraz senin yararına gibi geldi. Çünkü insanlar bu tür durumlarda kötü ruh haline ne kadar fazla teslim olurlarsa, durum o kadar daha kötüye gidiyor. Her ne kadar sana zor da gelse ev işlerini yapmaya çalışmak ve çocuklarla zaman geçirmek, bunlar seni aslında depresyona tamamen teslim etmiyor. Ve kendini zorlamak durumunda kalıyorsun. Düşünsene tüm gün yataktan çıkmadığını, uyuduğunu bir şeyleri kafana takıp takıp ağladığını... Bu çok daha kötü olurdu bence. Bu yapmayı hiç istemediğin işler aslında seni fazlasıyla meşgul ediyor ve sürekli depresyonu düşünmek sorunda kalmıyorsun. Ama bir uzmana göründükten sonra, eğer uzman sana ilaç kullanman, dinlenmen gerektiğini söylerse, eşinle bu konuyu konuşup, bir süreliğine yakın bir akrabanızdan yardım isteyebilirsiniz. Ayrıca bu konuda yalnız değilsin bak, depresyonda bir anneden bir caps paylaşayım senin için. 😊
Sevgili dertli dostum, mesajında aynaya baktığında kendini çirkin hissettiğini söylemişsin. Hayır sen aslında çirkin değilsin, yalnızca şu sıralar hissettiğin ruh halin yüzünden biraz bakımsız kaldın hepsi bu. Hem bilir misin bu depresyon denen meret, eline geçirmeye çalıştığı insanların kendisine teslim olması için hep yalan söyler! Çirkinsin, kötüsün, değersizsin, hayatta hiçbir şey başaramadın, bu yaşadıklarını hak ediyorsun, mutluluğu hak etmiyorsun... diye uzayıp giden vesveseler telkin eder sana. Ama tüm bunlar tabii ki gerçek değil! Öyleyse bu yalancı illete elimizin tersiyle kocamaann bir Osmanlı tokatı yapıştıralım da, azıcık haddini bilsin yahu! Olmaz mı?😉
Sana bu durumdan çıkabilmeni kolaylaştırmak için bazı önerilerde bulunayım şimdi. Öncelikle o yalancı illet sana ne derse desin, ona "hadi ordan!" demeyi ve ona inanmamayı seçmelisin. Ayrıca bu aşamada mümkün olabildiğince bir şeylerle meşgul olmaya çalış. Bu meşguliyetten kastım, ev işleri değil. Ev işlerini bu ara yapabildiğin kadar yap ve kendine daha fazla zaman ayırmaya çalış. Hava kötü de olsa dışarı çık, yürümeye çalış, hatta çocukları okuldan almaya sen git. Onları aldıktan sonra birlikte dışarıda bir şeyler yiyin. Ama tabii bu ara yeme işini abartma, sonra depresyon kilolarını vermek kolay olmuyor canımcığım. Yani şu caps'te gördüğün depresif Burhan gibi fazla çikolata falan yeme sakın. 😊
Bu kötü ruh halinde yenilikler iyidir. Saçlarının durumunu beğenmiyorsan, kuaföre git, yeni bir saç modeli kestir ve hatta yeni bir renge boyat. Ama boyatacağın renk, sonradan hoşnut kalmayacağın iddialı bir şey olmasın. Çünkü kendimden bilirim, biz hatunlar bu dönemlerde bayaaa bir radikal kararlar alabiliyoruz. Burada biz bizeyiz canıım yabancı yok, o yüzden itiraf ediyorum. Bir kaç yıl önceydi. Ayarı kaçmış bir depresyon gününde saçımı önce civciv sarısı sonra portakal rengi yapmıştım da, bir de iyi halt etmiş gibi Facebook'lara fotoğrafımı atmıştım. 😊 Sonra diğer dert anamız Aso'cum o fotoğrafı görüp, şoka girip, like butonuna bile basamadan soluğu yanımda almış, saçımı "normal" bir bakır rengine dönüştürmeyi başarmıştı.😊😊😊
Yani diyeceğim o ki, depresyon hallerinde bir kadından korkulur canımcığım. Sen, sen ol benim gibi radikal değişimler yapma. Biraz daha aklı başında, sana o anda kendini iyi hissettirecek, küçük değişimleri yapabilirsin.
Bir de sana şunu söyleyeyim, yağmurlu kapalı havalar o kadar da kötü değildir aslında. Biliyor musun bu tür havalar benim yazma ilhamımı açığa çıkarır. Bir şeyler yazmayı denedin mi hiç? Öyle profesyonel olmasına gerek yok. Hiç kimse senden bir sanat eseri üretmeni beklemiyor. Önemli olan duygularını anlatman ve içini dökmen aslında. Bir günlük tutmayı dene. Seni depresyona iten nedenleri yaz mesela. Hatta terapiste gittiğin zaman sana bu uygulamanın daha profesyonel bir yöntemini öğretebilir. Unutma, yazmak, insanın içindeki sıkıntıları yok eden bir yöntemdir çoğu zaman.
Yeri gelmişken, şunu da ekleyeyim: Uzmanlar, bu tür kötü ruh hallerinde kalın, uzun ve tüylü giysilerin insanların kendilerini güvende ve daha iyi hissettirdiğini söylüyor. Bu düşünceden yola çıkılarak "depresyon hırkası" denilen bir giysi ortaya çıkarıldı. Aşağıdaki görsele bak, nasıl? Şirin değil mi?😊
Böyle bir hırka edinip, günlük işlerini tamamladıktan sonra hırkanı giyerek, evde en sevdiğin köşeye çekilip, sevdiğin dizileri izleyebilir, kitap okuyabilir, kahveni veya çayını içerken yağmurlu havayı izleyebilirsin. Her mevsimin güzel bir yanı vardır. İçimizdeki kötü ruh halini havalara yormadan, yaşamın her anının keyfini çıkarmak, tamamen bizim elimizdedir. Ve unutma, bu depresyondan kurtulmak da tamamen senin elinde. Eğer gerçekten istersen başarılı olmaman için hiçbir neden yok!
Sevgili dertli dostum, sana "geçmiş olsun" dileklerimi ileterek bu postumu tamamlıyorum. Umarım kısa zamanda kendini daha iyi hissetmeye başlarsın. Bu arada sevgili okuyucularımız da konu hakkındaki görüşlerini bizlere yorumlardan iletebilirler. Şimdilik hoşçakalın ve kendinize çok iyi bakın. Ayrıca takipte kalmayı ve bizi sosyal medyadan da takip etmeyi ihmal etmeyin.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+ – Instagram





































