Hello Arkidişliiirrrrrrrrrrrrr
Çok uzun zamandır yoktuk ortalıkta pandemidir virüstür sokağa çıkma yasağıdır derken,
yaza girdik aylarca evden çıkmayan ve çıkamayan ben güneşi görünce kanım kaynamaya başladı :)
Her yaz hatta her ilkbaharda başlarım canlanmaya. Çoğumuz öyleyiz zaten dimi?
Hal böyle olunca erkenden başlarım tatil havasına girmeye. Bir de Tocam yanımda olunca ooohhh değmeyin keyfimize :)
Çoğunuzun bildiği üzere Antalya'ya taşındık. Geçen yıl eylül ayındaki depremden sonra ben de yaz olmasını 4 gözle bekliyordum. Ne kadar plaj, koy, dere, nehir, su birikintisi varsa gireyim diyordum ama şu nalet virüs yüzünden evime yakın olan Konyaaltı plajına bile gidemez oldum... Hem düzenlemeler geldi maskesiz plaja alınmıyoruz; hem istediğim gibi kuru kalabalıktan uzakta değil de belediyenin belirlediği alanda oturmak zorundayız. (ki ister istemez yine kalabalık oluyor hele denize girerken) hem de ve asıl denize girmeme engel olan Balon balığı sıkıntısı... Pirana gibi saldırgan balıklar....
Amaaa olsundu biz yine de Antalya'dan uzakta ufaktan bir tatil yapma fırsatı bulduk. (Hoş hala tatil modundayız çaktırmayın).
Yolculuğumuza kayınvalidemi almaya giderek başladık, gece vakti Alanya'ya gittik. Onu aldık koyulduk Köyceğiz yoluna. Şimdi şurada şunu belirteyim; olur da Fethiye tarafından mecburi olarak Yayla bölgesinden geçerseniz, yanınızda hırka gibi bir şeyler bulundurmanızı tavsiye ederim. Lakin biz oralardan geçeceğimizi unutup, uzun kollu hiçbir şey almadık ve iliklerimize kadar donduk 🤣
Neyse sizi yolları anlatarak yormayım. Gece 2-3 gibi köyceğize vardık. Doğal olarak hiçbir şey anlamadım oradan. 😁
Ertesi sabah 9 kişilik grup olarak Datça yolunu tuttuk. Beni Instagramdan takip eden arkadaşlar görmüştür. Yol boyu storyler atıp, bolca bana manzara fotisi yada videosu atmayanlara lanetler okudum hahahahahah 🤣 Hazır aklıma gelmişken o storyleri öne çıkanlara ekleyeyim arada izleyip kendime gülüyorum 😂😁😂
Aaaa Ben bu satırları yazarken tekrar telefon geldi Tocama ve biz tekrar yola çıkıyoruz! Bu sefer Köyceğize doğru. 😁😁 Yine yarım kaldı yazım hahahaha.
Neyse ki siz bu yarım kalmışlığı fark etmeyeceksiniz dönünce devam edeceğim ama yine de hoşçakalın şimdilik cancağızlarım 😊
Hahahaha köyceğize üstteki satırları yazarken gittik baya bi eltişkomla takıldık ettik. Oradan da hooop haydii Ayvalık'a gidelim, anneanneyi görelim dedik. 2 gün de Ayvalık'ta takılıp eve döndük. Derken aradan bir kaç gün geçmemişti ki, anacazım Türkiye'ye geldi. Haydeee hopp! Bir de onunla Demre, Kaş, Fethiye, Alanya diye diye gezdik 😁 Bildiğiniz bitmez tatil yapmışlar bana 😂
Annemi de 1 ay sonra evine yolcu ettik biraz dinlenmeye karar verdik ki bir gelişme oldu hayatımızda onuda 1-2 post sonra anlatacağım artık 😁
Bu arada şunu da belirteyim bunca gezmeler tozmalarda en dikkat ettiğimiz konu, kalabalıktan ve yoğunluk olan bölgelerden uzak durmak oldu. Sonuçta lanet olasıca virüs hala hayatımızda var olmakta ve ne kapmak isteriz, ne de bir başkasına bulaştırmak! Saydığım bütün şehir ve ilçelerde hep kırsal ve keşfedilmemiş yerlere gitmeye gayret ettik ❤
Şimdi gelelim fotilere 😍
O kadar çok foti var ki muhtemelen ikiye bölmek zorunda kalacağım bu yaz fotilerini...
Hazırsanız başlayalım 🤩
Datça da kaldığımız
Bungalow evlerden bir tanesi 🤩
Yalnız buranın bahçesi meyve sebzelerle dolu!
Denize gidip gelirken paso ağaçlardan meyve toplayıp durduk ☺
Bu arada kampçılar için de alan mevcut onuda çekmiştim ama fotileri bulamadım.
Burası da Köyceğizin yakınlarında koylardan biri
adını unuttum 🙈
Bunlar da Ayvalıkta kiraladığımız köy evinden bir kaç kare.
Çok şirin evler var gayet de uyguna haberiniz ola 🤗
Burası da Ayvalık'ta.
Üstteki fotide yazdığı gibi Şeytan Sofrası 😈
Manzarası harika ama fena şekilde esiyor 😤
Fotilerin devamını da bir sonraki yazımda paylaşırım çoğunu bulamadım hepsi pc de karışmış durumda.
Son 3 foti daha atayım size. Onlar da bu tatil çılgınlığına girmeden önce evde nelerle vakit harcadığımı görmüş olursunuz 😀
Kuzenim pandemi başladığı dönem bana ufak domates fidesi getirmişti. Evde durduğum süre içerisinde
bu kadar yetiştirebilmiştim. Hatta 3 tane çeri domates bile vermişti canım fidem benim 🥰
Sonrası hüsran zaten, ben ilgilenemeyince solup gitti garibim...
Bir videoya denk gelmiştim. Limon çekirdeklerini filizlendiriyorlardı.
Ben de deneyeyim demiştim. İlk denemem karşınızda 🤩
Tabisi de bu filizlenen cancağızlarım da ben ilgilenmeyince solup öldüler....
8-9 gün önce tekrar limon çekirdeklerini ektim şimdi minik bir limon ormanım oldu 😍
Siz birde skulentlerimi görseniz oooofffff diyorum 🤩
Biraz karışık yazdım biliyorum ama ne yapayım hepsini bir anda değil de bir kaç ay arayla yazdım ve ilk yazdıklarımı silmeye kıyamadım 😁😁
Bir de böyle anlatacak paylaşacak şeyler birikince hepsini bir anda ortaya dökesim geldi zor toparladım gerçi toparlamayı becerebildim mi bilmiyorum ama olsundu.
Bir dahaki postda görüşmek üzere arkidişliiiiirrrr ❤❤
Arkidişliiirrr arkidişliiirrrr!
Biz hala buradayız bir yere gitmedik! Sadece yaz tatili nedeniyle ara verdik 😁
Hatta şöyle ki 1.5 ay önce size "Asonun Gözünden" paylaşımı hazırlıyordum, tam klavyeye kurulmuş
patır patır, güle eğlene, başımdan geçenleri yazarken; hooop telefon geldi ve tatilden yeni dönmüşken tekrar tatile gittik. 😁😁
Şimdi aranızda kızanlar vardır: "Bu pandemi dönemi ne işiniz var tatilde" vs... diyerek ama işler öyle değil arkidişliiirrr. Hepsini çok yakında o yarım kalmış yazımda anlatacağım. 🤗
Haaa Gülocuma gelirsek; ah Gülommmm vah Gülomm o da evinin terasından böyle denize bakıp ve Asocunun attığı foto video ve ona özel yaptığı canlı yayınlarla idare etti iki gözümün çiçeeeee 🤩 Yalnız şu emojilerin arasına da iki gözü çiçek emojisi de ne güzel giderdi he 😁
Yani işin özü caniiim arkidişlirim, biz hala buradayız. Sadece yoğunluktan bloğa pek zaman ayıramadık malesef... Hatta Gülocum isterse, o da kendi açısından anlatır size kendi yaşadıklarını, komşularıyla savaşlarını (ups kendi söylemek istermiydi bunu ama olsundu ben yazdım bi kere 😅) vs.
Şunu da eklemeden vedalaşmayayım, Antalya çoooook sıcak onunda etkisi var blogdan bilgisayardan vs. uzak durmama. Oturduğum yerde şapır şapır terliyoruz. Ooofff ki ne offf !Hatta şu satırları yazarken bile belki 4 kere ara verip bilgisayar başından kalkmışımdır...
Hani Eylül ayı son baharın başlangıcıydı? Haniii bu serin esintiler? hani bu akşamları mevsimlik hırkalar giymeler? Hani bu devlet? Haniiiii haniii? İsyaaaaannnnn 😁
Çok hoşuma giden bir sözle vedalaşayım sizinle bir kitapta okumuştum
"Önce Eylül gelir, sonra hazan".
Hoşçakalın şimdilik ❤
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram
Ayyyy! Ne lanet bir virüsmüş bu corona yahu! 2 aydır eve tıkılıp kaldık!
Can sıkıntısından neler yaptım neler 😁 Siz sormadan ben hemennnnnnn anlatmaya ve fotilerle desteklemeye başlayacağım gibime geliyor 😂
Bu virüs illeti mart ayında "Türkiye'de vakası var" olarak açıklandı. Ammmeee ben daha şubat ayının ortalarında ev ahalisini Piço da dahil karantinaya almaya başlamıştım 😁
Şimdi a dostlar ilk başlarda bin bir türlü teori vardı. İşte kedi köpekten bulaşıyor! Sonra vay efendim, kedi köpek coronayı kapıyor ama insana bulaşmıyor! Sonrasında işte evcil hayvanlar insandan corona kapıyor ama bulaştırmıyor! diye teorilerin asparagasların dolanması, beni Piçoyu eve kapatmaya zorladı. Neme lazım, en garantisi de bu! Varsın evin içine zıçsın onun fedakar anası (yani ben Aso) temizler nolcak sanki 🤣 Öyle de oldu Şubat ayının ortalarında biz ufaktan eve kapanmaya başladık, başladık da eee evde canım sıkılmaya başladı.
"Benim canım sıkılıyorsa o zaman ya herkes benimle can sıkıntıma ortak olacak yada kendimi meşgul edecek bir şeyler bulmam lazım" diyerekten ablamın kanına girdim nihahahaha 😂😂
Baştan belirteyim de KUAFÖR DEĞİLİM! sonra yanlış anlaşılma olmasın 😅 Ablamın saç rengini bayağıdır değiştirelim diyip duruyordum. Hani böyle daha açık kahve tonlarını deneyelim derken kadının saçını gri ve mor karışımı boyamaya ikna ettim 😆 Hoş ikna ederken hiç zorlanmadım direkt "oluuuurrr" dedi.
Son bir kaç senedir kendi saçımı kendim boyuyorum. Kızılın 50 tonu diyebileceğimiz bir saç rengim var. Her seferinde farklı bir kızıl tonu deniyorum. Kuaföre gitmeye kalksam ocağımda incir ağacı bile yeşermez 😀 Bazen saçım dinlensin diye mavi siyaha boyarım sonra tekrar dikkatli bir şekilde en aza indirerek saç yanma işlemini siyahtan sarıya ya da kızıla açar sonra istediğim kızılı boyarım. Favorim fuşya kızılı 😍 Anlatmaya çalıştığım kendi saçımı siyahtan sarıya yada kızıla en az zararla açıp, istediğim rengi elde edebiliyorum. Ama kendi sözümü de dinliyorum hahahahaha (o nasıl bir cümledir be Aso.)
Dönelim ablamın saçına. Gri ve mora ikna ettikten sonra gittik saç açıcısını aldık. Sonra griyle mor boyalarını da aldık eve geldik.
Hemen işe girişmedim. Baştan ablama tane tane anlattım dedim ki, "Bak abla, saç açmak saçı yakar işlem uzun dinlene dinlene yapıcaz. Ama senin saçı bok sarısına değil de civciv sarısına açmamız lazım ki griyi boyayınca yeşile dönmesin başın..." Tamam dedi.
Tamam diyen kadın nerede hiç haberim yok!!!! Yahu saç yanmasın diye oksidanı da düşük aldım ki 2 kere de açar kurtuluruz en az zararla diye.
Neyse başladım saça açıcıyı işlemeye ki tam bitirdim açıcıyı sürmeyi aradan 10 dk. geçti ablam dakika başı gelip "Eee bu kurudu, eee ne zaman yıkayacağım, eee saçım yanacak eee ne kadar daha bekleyeceğim" diyip durdu. Ben de en son "Git yıka nalet!" dedim 😂 Tabi istediğim gibi rengi açılmadığı için veeee sözüm dinlenilmediği için 2 kere daha açma işlemi yaptık ve ancak bu kadar açabildik....
Yaaa bakar mısınız şuna yaaaa uçları böyle kalmaması gerekiyordu ama sözüm dinlenilmiyor arkadaş!
Neyseeeee "Bana yeter bu kadar. Nasıl olsa sadece dipleri gri yapacağız ya Aso!" dedi. Ben de içten içe ve dışa doğru da bin bir türlü küfür ettim 😁😁
Sen görürsün bacımmmmm diyerekten, 1-2 gün saç dinlendikten ve bolca argan yağı sürüldükten sonra "Gel burayaaaa basacağum sana griyi" diyerek oturttum önüme ablamı başladım gri rengi basmayaaaaaa
Sözüm dinlenilmediğiiii içinnnnn oldu mu sana o saçların uçlarıııı yeşil uç demeye bin şahit !Lakin griyi sadece kökleri tuttu. Şekil a, b ve c de görüldüğü üzere 😂
Islak hali beni benden aldı
Şimdi gelelim bir de yeşilimsi grinin kuru haline 😅
Kuru hali beni benden aldı... Bu nedir arkadaş yaaaaa!!!!!
1-2 gün tekrar dinlendirdikten sonra hadi gel morları uçlara vuralım dedik ama uç uç değil ki 😁 birazdan göreceğiniz üzere dipler hariç saçların boyu boyuna moru bastım.
Bastık mı moru? Bastık. hadi şimdi birde yıkanmış halini görelim.
Gördüğünüz üzere dipler ninemin beyazları gelmiş' Uçları marjinal kesim... 😁
Hoş o kadar uğraştım ettim yine de güzel hoş oldu. Ammmeeee bu kadın her gün saça yağ sürerek ve her gün yıkayarak 3 günde mor namına eser bırakmadı...
Tabi gri de yok 😂
Şu an kafası böyle dipler kendi saçı kahverengi, onun azcık üstü kirli bir beyazımsı bir renk, devamı sarıyla yeşilimsi bir ton ve son olarak uçları bok rengi 😂
(Yalnız amma bok kelimesini kullandım! Birileri gelip bana şimdi ayyyyy ağzı bozuk demesin valla cırlarım. Başka türlü nasıl tarif edeyim size kafada oluşan rengi?)
Benden size tavsiye a dostlar sözünüzü dinlemeyecek birine hiçççç güzellik yapmayın. Haa yine de kıyamıyorum yapayım diyorsanız, da naaaa böyle ifşa edin 🤣
Bu satırları yazarken zaten yanımda kendisi ve gülüp duruyor :)
Bakmayın yine de ilk gün saçlar çok güzel durdu da ertesi günler hiçbir şey kalmadı 😂
1 haftamı 2 gün için yedi 😁 Boşuna bu kollarım saç boyamaktan taramaktan vs. ağrıdı peeehhh...
En güzelini yaptım oturdum geçen gün kendi saçlarımı boyadım hemde FUŞYA kızılına aynaya bakıp bakıp duruyorum, çok güzel iş çıkarttım. Ablamı da öylece bıraktım söz dinlemeyenin sonu budur gitsin kendi kendine kahverengine boyasın bana ne! 😁😁
Bir sonraki canımın sıkılmasına kadar diyeceğim de ben yine bir şeyler yaptım hemen bunun peşine onu da anlatayım size haftaya da onu paylaşırız 😁
Kendinize dikkat edin sağlıkla kalın ❤❤🍉
Tatatataaaaaaaaaaaaaaaammmm ve tekrar karşınızdayım!
Bomba gibi 5 tane saçma sapan şarkılarla karşınızdayım 😂
Ah be Aso nereden buluyorsun bu şarkıları dediğinizi duyar gibiyim 😁
Korona virüsü yüzünden kendimi karantinaya aldım. Bu sayede bolca boş zamanım oldu. Ben de bu boş zamanı verimli bir şekilde harcamaya karar verdim demek isterdim, amaaaaaaaaaa hahahah ne yalan söyleyeyim günün çoğunu Piço gibi geçiriyorum yiyorum içiyorum yatıyorum 😂😂😂
Ha bir de Müge Anlı'nın programının sıkı takipçisi oldum. Wuuu neler var neler programda ki sormayın.
Size bir şey itiraf edeceğum. Listeyi hazırlamaya başlarken Müge Anlı'yı izliyorum demiştim. O cümlemi bitirdikten sonra 5 dk. ara vereyim dedim ve aradan neredeyse 1 hafta geçti hahajahjajha ne Müge kaldı ne 5 dk. ara 🙈😁
Bazen böyle yapmıyor değilim. Bir kaç satır yazıp sonra enemmmm bi kahve molası yapayım diyip 1-2 hafta sonra yazının devamını yazmaya geri geliyorum.
Geçenleri Ata Demirer'in bir filmini izledim ve karakterler arasında YARIM HASAN diye biri vardı. Hahaha her işi yarım bıraktığı için yarım diyorlarmış ne yalan söyleyeyim, kendime de yakıştırdım o lakabı 😁 YARIM ASO 🤣🤣😅
Bazen böyle yapmıyor değilim. Bir kaç satır yazıp sonra enemmmm bi kahve molası yapayım diyip 1-2 hafta sonra yazının devamını yazmaya geri geliyorum.
Geçenleri Ata Demirer'in bir filmini izledim ve karakterler arasında YARIM HASAN diye biri vardı. Hahaha her işi yarım bıraktığı için yarım diyorlarmış ne yalan söyleyeyim, kendime de yakıştırdım o lakabı 😁 YARIM ASO 🤣🤣😅
Bu arada listeye geçmeden aranızda blogspot kullananlar varsa YENİ TEMA sizce nasıl? Benim pek bir hoşuma gitti ama yorumlar kısmı beni baya zorluyor ama olsundu ona da alışırım. Gülocum hala klasik temayı kullanıyor. O da onu sevdi kanımca. Hoş yenisindeki yenilikleri tam kavradıktan sonra Gülocumun da zorla yeniyi kullanmasını sağlayacağım 😀
Neyseeeeeeeeeeeeee çok bıdı bıdı yaptım biz asıl buraya toplanma nedenimize dönelim. Beterler beteri şarkılar! Hazırsanız başlıyorum!!
TOP 5
Ankaralı Namık - Her Yanın Sallanarak
Hep beraber İngilizce öğrenelim!
Kiss me mommy kiss me daddy
hooobbbbbaaaaaa
TOP 4
TOP 3
Ece Ronay - KARPUZ
Ciguli - Binnaz
Aslında beter bir şarkı diyemiyorum bu şarkıya
aksine çok severek ve eğlenerek dinlediğim bir şarkı 😊
TOP 1
Mustafa Topaloğlu - Oy Memişler
Bizim uzaylının evindeki bütün erzağı yemişler 🤣🤣
Şunu itiraf etmeliyim ki, bu şarkıyı Tocam buldu bana 😁
Ayrıca soy ismi Memişler olan çok sevdiğim bir arkadaşım var
Bu parçayı ona armağan ediyorum 🤣🤣
Bu seferki listemizde Ankara havası biraz baskın oldu ama o da annemin Kırıkkaleli olup ve Ankara müziğini evde biz çocukken çalmasından kaynaklanıyor :)
Listeyi hazırlarken aaaa Ankaralı şu vardı onun şöyle böyle şarkısı vardı. Aaaa bir de şu Ankaralı vardı onunda böyle şarkısı vardı diyerek 2 tanesi listede yer aldı 😁
Ben şahsen ülkemizin her bölgesinin müziğini şarkılarını ayrı ayrı seviyorum (bazıları komik yada saçma olsa da...) Karadeniz müziğinin de Ankaralılardan geri kalır yanı yok. Muhtemelen bir dahaki listeye Karadeniz'e doğru da açılırız 😊
Bir önceki listemizde bir çok arkadaşımız beter şarkı fikri vermişti onları da bir sonra ki listeye saklıyorum.
Tabi ki kulağımızın pasını alması için bir şarkı paylaşmadan vedalaşmıcam 😁
BONUS
Suavi - Yalı Çapkını
BONUS 2
Bayhan - Vurdum Duymaz
😂😂😂
Ofisin giriş kapısının önündeki koridorda profesörle karşılaşan Umay
şaşkınlığını gizleyememişti. Bunu fark
eden profesör onun bir şey söylemesine fırsat vermeden gülümseyerek konuşmaya başladı.
- O
kadar şaşırma canım, arada bir taş devri insanı görünümünden sıyrılıp normal
insanlara benzeyebiliyorum.
Umay, içinden bu benzetmenin ne kadar da doğru olduğunu düşündü bir an. Yine de
Umay, içinden bu benzetmenin ne kadar da doğru olduğunu düşündü bir an. Yine de
- Yok Hocam estafurullah
diyerek, klasik bir cevap vermekle yetindi.
Profesör Umay'ın içinden geçenleri biliyordu oysa...
diyerek, klasik bir cevap vermekle yetindi.
Profesör Umay'ın içinden geçenleri biliyordu oysa...
- Sen şimdi nezaketinden ötürü böyle
diyorsun ama bu ara bu saç sakal işini abarttım farkındayım. Ancak fazla
heveslenme en fazla birkaç gün sürer. Sakallarım biraz uzamaya başladığında
yine eski dağınık halime bürünmem uzun sürmez. Bu halimin keyfini sür bence
dedi.
Umay konuyu değiştirmeye niyetliydi.
- Hocam ben bu keyifli halinizi belgelerle
ilgili olumlu bir gelişme elde ettiğinize yormuştum diye cevap verdi.
Profesör
neşeli bir kahkaha attı ve
-Nerdee!
Ömrümü yedi deli aşçı! Ama bir gün bulacağım. İnanıyorum buna.
-
Ben de öyle umut ediyorum. Hem öyle demeyin ben birçok şey öğrendim bizim
mahlaslı aşçıdan
-
Ne demezsin! Matbah-ı hümayun’un piri üstadı olduk. Acaba bu işleri bırakıp bir dükkan mı açsak
diyorum yahu!. Popüler kültürde şu sıralar Osmanlı eğilimi var
malum. İnsanlar tarih dizilerinden tarihi öğreniyorlar, bizim mekandan da
Osmanlı yemeklerini öğrenirler.
-Ooo süper olur. Yalnız yemekleri biz ikimiz yapacaksak,
mekanı şöyle hastaneye yakın bir yerde açalım derim.
- Hah çok iyi fikir. Bizden giden hastalara
indirim de yapsın hastane oldu olacak.
Umay
ve Hikmet aynı anda kahkahakarla gülmeye başladılar bu dahiyane fikre. Profesör
çok neşeliydi o gün. Bu sabahki sohbet daha keyifli olacak gibi görünüyordu. Profesör Umay’a dönerek konuşmasını
sürdürdü.
- Umay,
şaka bir yana bu ofise ilk geldiğin gün senin kendini bu araştırmaya böylesine
adayacağını tahmin etmiştim. İşini ne kadar severek yaptığın gözlerinden
okunuyordu çünkü. Ama buna karşın bu araştırma nereye varacak gerçekten bilmiyorum.
-Ben de... Ama yine de ilgimi çekiyor bu
metinler ve heyecanlıyım.
- Heyecan kısmı bende de var yahu! Her gece
sabahlara kadar ve bazen de bildiğin üzere gündüzleri seninle birlikte tercüme
ettiğin metinler üzerinden giderek akla gelebilecek her türlü denemeyi
yapıyorum. Bazen azıcık umutlanır gibi oluyorum. Henüz bir şey elde edemedim.
Ama kapıdan içeriye girerken senin umut ettiğin gibi bir şey bulmuş olsaydım,
emin ol gece falan dinlemez seni arayarak uykundan uyandırır ve bu müjdeyi
verirdim.
Umay o esnada mutfağa çoktan geçmiş,
hazırlıklara başlamıştı. Elindeki kurabiye kutusunu mutfak tezgâhına bırakmış,
servis tabaklarını hazırlıyordu. Arkasına dönerek profesöre
-O
heyecanlı aramanızı emin olun sabırsızlıkla bekliyor olacağım
diye cevap verdi. Ve sözlerine heyecanla
ekledi,
- Bugün
size bahsettiğim o çok sevdiğim kurabiyelerden getirdim. Her ne kadar çok zor beğeniyor
olsanız da bunları seveceğinizden eminim.
Diyerek hazırlanan kahveyi ve tabakları sedef
kakmalı sehpanın üzerine götürdü. Profesör de neşeyle kendisini takip ederek,
her zamanki koltuğuna oturdu.
-Kurabiyelerin fena görünmüyor lezzetinde de
bahsettiğin kadar iddialı mı göreceğiz bakalım.
Umay
profesöre,
-Bugün
bana ne anlatacaksınız çok merak ediyorum. Tüm anlattıklarınız sayesinde sanki sizinle birlikte bütün dünyayı
dolaşmış veya üniversitelerde birçok tarihi araştırmada bulunmuş gibi
hissediyorum.
Hikmet, sehpadaki kurabiyelerden birini alıp, ağzına götürmek üzereydi.
-Ama hep ben anlatıyorum. Bugün de sen anlat
istersen. Hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorum. Sadece Kurtuluş’ta tek
başına oturduğunu ve kedilerle iyi anlaştığını ve tam bir iş kolik olduğunu
biliyorum. Bir ailen vardır herhalde değil mi? Görüşüyor musun onlarla?
Umay da aslında bu soruların kendisine
sorulmasından korkuyordu bunca zamandır. Kendisinden bahsetmeyi çok sevmezdi ki
o. Profesör gibi anlattığı zaman dinleyeni neşelendirecek pek fazla anısı yoktu
ki... Hele ki ailesinden falan sorular sorulunca, bundan pek hoşlanmazdı. Aile
işte, atsan atılmaz, satsan satılmaz. Umay’ın da mükemmel aile ilişkileri ve
bağları üzerine bir yaşamının olduğu söylenemezdi. Şimdi mecburen profesörün
sorularına cevap verme vakti gelmişti işte...
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram
Merhaba sevgili dostlar. Bugün sağlıklı bir tarif ile karşınızdayım. Malum Corona virüsü salgını yaşamlarımızı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Bir çoğumuz uyarılara kulak vererek, evlerimizde zaman geçiriyoruz. Tabii bunun yanı sıra çalışmak zorunda olan dostlarımız da var. Onlara da kolaylıklar diliyorum. İster evde olalım, ister çalışmak zorunda olalım, şu zamanları sorunsuz atlatmak için öncelikle hijyen kurallarına dikkat etmek şart. Ve bağışıklık sistemini de güçlü tutmamız gerekiyor. Bu nedenle bugün sizlere şöyle sağlıklı ve lezzetli bir çorba tarifi vermek istedim. Efendim bugün huzurlarınızda zencefilli mercimek çorbası tarifi var.
Bu arada belirtmek isterim ki ben zencefili sürekli kullanırım. Hatta akşamları siyah çay içmek yerine hep limonlu zencefil çayı içerim. Fakat bu kez zencefili posasını da tüketebilmek adına bir çorba tarifinde kullanmak istedim. Çünkü zencefil denince her ne kadar aklımıza hemen çayı geliyor olsa da, yemeklerde ve çorbalarda da kullanılıyor kendisi. Özellikle et yemeklerine çok yakıştığını söyleyebilirim.
Çorbanın tarifine geçmeden önce size biraz zencefilin faydaları hakkında bilgi vereyim isterseniz.
Zencefilin Faydaları
1. Zencefil öncelikle bağışıklık sistemini güçlü tutmak için son derece elzem. Vücuttaki iltihap oluşumlarına, enfeksiyonlara karşı birebir fayda sağlıyor. Hatta yapılan araştırmalar kansere karşı koruma sağladığını da ortaya koymakta.
2. Sindirim sistemi sorunları mide ağrısı, bulantı, kabızlık gibi sorunlarda mükemmel sonuçlar elde edildiği biliniyor. Özellikle ülser ve reflü gibi sorunları olanlar için rahatlatan bir etkiye sahip.
3. Vücudun ısısını yükselten zencefil, toksinleri kolayca atmayı sağlıyor. Yani detoks etkisi sunuyor.
4. Kötü kolesterolün düşürülmesinde faydalı.
5- Doğal bir ağrı kesici olarak görev yapıyor. Özellikle kas ve eklem ağrılarının giderilmesi için kullanılıyor.
Bunca faydası olan zencefil, taze, kuru ve toz halde satılıyor. Ben genellikle taze halde almayı tercih ediyorum. Bu tarifimiz için de taze zencefil kullandım. Bu da tarife geçmeden ufak bir bilgi olsun sizlere...
Zencefilli Mercimek Çorbası Tarifi
Efendiim, bu tarifimiz aslında bildiğimiz mercimek çorbasından çok da farklı bir yöntemle yapılmıyor. Ben sadece tarifi biraz değiştirip, içerisine birkaç malzeme ekledim. Çok da lezzetli bir çorba oldu. Dilerseniz önce malzemelerimizi vererek başlayalım.
Zencefilli Mercimek Çorbası İçin Malzemeler
- Bir su bardağı kırmızı mercimek
- Bir adet orta boy havuç
- Bir adet büyükçe pırasa
- Bir parça taze zencefil
- Bir adet orta boy kuru soğan
- Birkaç diş sarımsak
- Bir çay bardağı bulgur
- Bir çorba kaşığı salça
- Yarım kahve fincanı organik zeytinyağı
- Bir tatlı kaşığı tuz
- Birer çay kaşığı karabiber, kırmızı pul biber
- İsteğe göre nane ve kekik
Zencefilli Mercimek Çorbasının Yapılışı
- Tarifimize başlarken öncelikle soğanı soyup, küçük şekilde doğruyoruz. Sarımsakları da aynı şekilde soyup, doğrayabilirsiniz. Ama yok ben istemem öyle çorbanın içinde parça parça sarımsak derseniz, sarımsağı rendeleyebilirsiniz.
- Bu sırada havucu ve zencefili de rendeleyelim. Zencefil için ben miktar belirtmedim. Zencefilin tadını çok yoğun isterseniz veya daha az olsun derseniz, o belirttiğim parçanın büyüklüğünü kendi damak tadınıza göre belirleyerek seçiniz. Son olarak pırasayı da minik minik doğradık mı tamamdır. Artık çorbamızı yapmaya geçebiliriz.
- Öncelikle tencereye zeytinyağını alıyoruz. Soğanı ve sarımsağı üzerine koyup, şöyle hafif bir kavuruyoruz. Ardından pırasayı da tencereye alıp, aynı şekilde hafif bir çevirelim tencerenin içinde...
- Sonrasında salçamızı tencereye alalım. Onu da diğer malzemelerle beraber hafifçe kavuralım.
- Bu işlemler tamamlanınca tenceremize havucu, zencefili, mercimeği ve bulguru da koyalım. Tüm malzemeyi tencerede şöyle bir harmanladıktan sonra üzerine suyumuzu koyalım. Hatta bu aşamada et suyu veya tavuk suyu kullanabilirsiniz. Bu sayede çok daha faydalı bir çorba elde etmiş olursunuz.
- Son olarak tencereye tuzu ve baharatları ekleyelim. Tenceremizin kapağını kapatıp, çorbamızı pişmeye bırakalım. Yaklaşık bir 25 dakikada çorbamız hazır hale gelecektir.
- Baharat tercihlerinde tamamen kendi isteğinize göre davranabilirsiniz. Ben bu tarife biraz kimyon da eklemiştim. Eğer kimyonun tadını severseniz siz de ekleyebilirsiniz.
- Çorbamız piştikten sonra üzerine nane ve bol limon ekleyip, servis yapabiliriz. Bu çorbayı sıcak sıcak içtiğinizde gerçekten iyi geldiğini göreceksiniz dostlar. Şimdiden afiyet olsun diyelim.
Bir başka paylaşımımızda daha görüşünceye dek, kendinize çok iyi bakın. Ve mümkün olduğunca lütfen #evdekal çağrısına uyup, hijyen kurallarına dikkat edelim. Sevgiler, saygılar herkese...
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram


































