"Selam dertanası nolur benimde derdime bi çare. Zira ne zaman evde olsam bildiğin açım ya açım! Eşim sağlıklı beslenme işini çok abarttı. Televizyondan öğrenip öğrenip, üstümde uyguluyor. Kendimi denek faresi gibi hissediyorum. Yok ıvır zıvırları robottan geçirip, berbat tadı olan içecekler, yok brokolili bilmem neler. Sabah uyanıp şöyle misss gibi tereyağlı yumurta yemek varken, getirip önüme yulaf lapası koymuyomu deliriyorum. O yüzden kendimi evden atar atmaz ilk işim iş yerinin yakınında börekçiye girmek Su böreği, Sarıyer böreği Allah ne verdiyse gömüyorum. Öğlende kebab lahmacun ana menüm oldu. Bazen işim dolayısıyla ofisten çıkmam gerekiyo. Meğer İstanbulda ne yemek cennetleri varmış. Kaç tane tostçuyla kokoreççiyle kanka oldum, hayret edersin. Eskiden aramazdım böyle şeyleri ama nasılsa evde açım diye acımadan yiyorum valla. Ve aslında böyle normalinden daha fazla kilo alıyorum. Hatta geçen eşime çaktırmadan anneme gidip mantı yedim. Ben buna daha ne kadar dayanırım bilmem ama var mı bir sihirli değnek, eşimi vazgeçirsin bu sevdadan.Hocaya gidip okutsam mı, evde o antin kuntin yemeklere iştah şurubu falan mı katayım çaktırmadan canı şöyle adam gibi yiyecek çeksin. Hayır, konuşmaya çalıştığımda da küsüyor. Kalbini kırmakda istemiyorum. Acil bana bir tavsiye..."
Vah dertli dostum vah! Demek açsın! Aslına bakarsan aç değil, fazlasıyla yemek yiyorsun bu ara anlaşılan. Ne demişler? Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş. Senin de gözünün önünde her daim yemekler dans ediyor galiba. Hatta rüyalarında kendini şu aşağıdaki görseldeki gibi görürsen hiç şaşmam. 😉
Derdine geleceğim ama ondan önce hemen belirteyim, eğer böyle devam edersen, yakında sağ tarafı Marmara'ya sol tarafı İstanbul Boğazına bakan, geniş cepheli, manzaralı bir göbeğin olacak haberin olsun. Hatta göbekle kalmayacak, bu hızla yemeye devam edersen, sadece tostçularla değil yüksek tansiyon, şeker ve kolesterol gibi dertlerle de kanka olacaksın gibi görünüyor.
En azından fazla kilo almaya başladığını fark etmen, doğru yolda olduğunu gösteriyor. Senin şu andaki halin tamamen evde sevmediğin yiyeceklerin pişmesine verdiğin bir psikolojik tepki aslında.
Dert Anası sana der ki, sen şimdilik hocaya gidip, okutma işini askıya al, iştah şurubunu da boşver. Sana eşini derinden etkileyecek bir tavsiyem var. Madem tereyağı ve yumurta dedin, bilirsin, Canan Karatay Hoca beslenme konusunun Nirvanasıdır. Eşinin bu katı diyetine karşı, Canan Karatay Hoca'nın "tereyağı yiyin, yumurta faydalıdır" önerilerini hatırlatıp, onu derinden etkileyebilirsin bence. Baksana şu Hanımefendi'nin yüzündeki sempatik tavıra ve bir o kadar da kendinden emin duruşuna. Kimin haddine onun sözünün üzerine söz söylemek!
Tereyağı ve yumurtayı bu sayede yeniden kazanabilirsin. Hem bunlar gerçekten sağlıklı yiyecekler. Tabii sucuğun üzerine kırıp da yanında iki tane ekmeği götürmezsen, şimdilik en azından sabah kahvaltılarında yulaf lapası yemekten kurtulmuş olursun. Canan Karatay demişken, lahmacunun da sağlıklı bir yiyecek olduğunu söylüyor kendileri. Böylelikle bir akşam eve dönerken birkaç lahmacun alıp, lahmacunun faydalarını eşine anlatabilirsin. Eşin karşı çıkarsa "Sen koskoca Canan Hoca'dan iyi mi bileceksin canım!" cevabın da hazır. 😉
Yavaş yavaş bu şekilde adımlar atıp, eşini yumuşatmak mümkün bence. Hem arada bir o tuhaf içecek dediğin faydalı şeyleri ve brokoliyi de yemende bence hiç sakınca yok. Bu arada, sana söz annenin evine mantı yemeye gittiğin kesinlikle aramızda kalacak.😊
Haydi bakalım dertli dostum. Bu söylediklerimi uygula. Göreceksin eşin kesinlikle yumuşayacaktır. Bu mis gibi kavurmalı yumurta da sana müesseseden ikramımız olsun.
Sevgili dostlar, konu hakkındaki görüşlerinizi bize yorumlardan iletebilir, her konudaki sorularınızı bize sorabilirsiniz. Bizi sosyal medyadan da takip etmeyi unutmayın.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+ – Instagram















