"Merhaba dert anası. Benimde bir derdim var. Oğlum hiç ders çalışmıyor. Bu sene ortaokulu bitirecek. Arkadaşları iyi bir lise kazanma amacıyla harıl harıl ders çalışıyor sınava girecekler diye. Bizimkinin umurunda değil. Durmadan top oynasın dışarda, bilgisayardan o saçma sapan oyunları oynasın eline bir test alıp çözdüğünü göremedim daha. Ben çalış deyince mırın kırın ediyor. Konuşmaya çalıştım ama kar etmedi. Meslek lisesine gitmek istiyor. Yiyecek içecek bölümü galiba aşçı olunuyormuş oradan. Lise bitince 2 yıllık gastronomi bölümü okunuyormuş. Tamam aşçılık güzel meslek ama ben daha iyi bir şeyler yapsın istiyorum. Bu çocuk nasıl ders çalışabilir sizce. Onu nasıl ikna etmeliyim. Banada bir fikir verirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim. "
Merhaba sevgili dertli dostum. Yine bir dertli annemizi ağırlıyoruz bugün. Demek ders çalışmıyor senin yaramaz. Ne kadar da tanıdık bir manzara aslında. Biliyor musun, şu anda bu yazıyı okuyan kimbilir kaç dertli anne seninle aynı dertten muzdariptir. Aslında bu soruyu sorarak, aynı zamanda önemli bir noktaya dikkat çektin. Belki bugün önereceğimiz çözümlerle seninle birlikte birçok dertli annenin de sorununa çare olmayı başarırız. Şimdi hep birlikte ders çalışmayan çocuğa nasıl davranmalı sorusuna yanıtlar arayalım.
Bu konuda sana yardımcı olabilmek için çok kabul görmüş bir yöntemi önereceğim. Öncelikle oğlunla bir anlaşma yapmalısın. Ama bunu onunla inatlaşarak, tartışarak değil güzellikle yap. Mesela okuldan geldiği bir zamanda, onun en sevdiği yemekleri hazırla. Güzel bir sofra kur. Sonra oğlunla birlikte sohbet ederek bir yemek yiyin. Ona niyetinin kendisini üzmek, sıkmak olmadığını belirterek başla. Onun için güzel şeyler istediğini ifade et. Fakat bunu yapmanın tek yolunun günlük düzenli çalışmadan geçtiğini söyle.
O esnada elbette sana ders çalışmaktan çok sıkıldığını söyleyecektir. Sen de ona, her gün en fazla ne kadar süre ders çalışabileceğini sor. Sana bir limit söyleyecektir. Örneğin, diyelim ki 1 saat dedi. Sen ondan 1 saat çalışmasını istemediğini söyle. Sadece yarım saatin yeterli olabileceğini belirt. Burada maksat, öncelikle her gün düzenli şekilde çalışma alışkanlığını kazanmak olmalı.
Kendisiyle her gün yarım saat ders çalışmak üzere anlaş. Fakat bu sürenin hiçbir alternatifi olmasın. Her gün okuldan geldikten sonra yarım saat çalışsın oğlun. Bu sürenin sonunda top oynayabileceğini, bilgisayar oyunlarına zaman ayırabileceğini bilsin. Hatta hafta içinde her gün aksatmadan yarım saatlik çalışmayı uyguladığı halde, haftasonu kendisini sevdiği bir yere götüreceğini söyle. Sinema olabilir, çocukların eğlenebileceği güzel yerler olabilir. Oğlun gerçekten çalışmak istemese bile, bu ödülleri kazanabilmek için eminim her gün düzenli şekilde çalışmaya başlayacaktır.
Fakat bu arada o yarım saatlik sürede gerçekten çalıştığına emin olmalısın. Yani odasına kapanıp, ders çalışıyorum diyerek oyun oynuyor olabilir. Veya alakasız şeylerle meşgul olup, seni kandırdığını zannedebilir. Yani demek istediğim bunun herhangi bir aldatmacası olmayacak. Bu şekilde bir çalışma alışkanlığı edinirse, sorumluluk bilinci oluşacaktır oğlunda. Sonrası da kendiliğinden gelecektir diye tahmin etmekteyim.
Bu arada oğlunun meslek lisesine gitmek istediğini belirtmişsin. Hem de yiyecek içecek hakkında bir bölüm okumak istiyormuş. Bu bana o kadar da kötü bir fikir gibi gelmedi aslında. Yiyecek içecek sektörü, dünyanın en geniş çalışma alanıdır. Ve insanların her zaman yiyeceğe ve içeceğe ihtiyacının olduğunu düşünürsek, aslında dünyanın en karlı alanıdır bu sektör.
Bu konuda bana sorarsan, sevinmen gerek. Çünkü oğlun en azından geleceği için bir düşünceye sahip. Günümüzde üniversite kapılarına geldiği halde geleceğe ait hiçbir hayali olmayan "Ne bölüm olursa olsun, yeter ki kazanayım" diyen birçok genç var. Böyle düşünen gençler, hayallere sahip değiller. Unutma, insanların büyük bir çoğunluğu ileride mutlu olmadan çalıştıkları işlerde yaşamlarını geçiriyor. Oğlunun da böyle olmasını istemesin değil mi?
Bu yönden bakarsak, oğlun kendisi için henüz ortaokul yıllarından bir plan yapmış. Bence onun bu kararını destekleyebilirsin. Üstelik kendin söylemişsin meslek lisesinin bu bölümünden mezun olanların üniversitede gastronomi okuduklarını. Yani aslında oğlunun daha şimdiden bir üniversite planı bile var diyebiliriz buna. Unutma ki herkes doktor, mühendis, mimar olmak zorunda değil. Dünyada diğer mesleklere de ihtiyaç var. Üstelik aşçılık, az önce de dediğim gibi iyi bir çalışma alanı. Bu nedenle oğlunun kararına karşı çıkmamanı öneriyorum sana dert anası olarak.
Bu yaşlarda çocukların fikirleri, hayalleri değişebilir. Belki ileride daha farklı bir mesleğe yönelim gösterebilir. Ama şimdilik onu bırakalım, kendi hayalinin peşinden gitsin. Belki böylesi kendisi için daha iyi olacaktır. Hem zorlamayla değil, kendi hayali için yarıştığını bilirse, belki ders çalışmaya da kendiliğinden başlayabilir.
Sevgili dertli dostum, benim sana verebileceğim tavsiyelerim bu yönde. Ayrıca bir pedagoji uzmanına da danışabilirsin. Uzmanlar elbette daha iyisini bilirler ve belki seni daha farklı yönlendirebilirler. Şimdilik hoşçakal dostum. Oğluna ve kendine çok iyi bak. Okuyucularımız sana yorumlardan bazı tavsiyelerde bulunabilirler. Yorumları da takip etmeyi unutma. Sevgiyle kalın.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram









