"Dert anası benimde bi derdim var. Ya benim hayatımda hiçbirşey yoluna gitmiyor. Birçok şey hayal ediyorum bunları gerçekleştirmek istiyorum ama para yok imkan yok. Üç kuruşa birilerinin alakasız işinde çalışmaktan bıktım. Ben sinema televizyon okudum. Üniversitede okurken ne hayallerim vardı. Ünlü bi yönetmen olacaktım. Filmler çekecektim. Hatta senaryo yazmışlığım var. Şimdi arada bir aklıma geliyor güzel fikirler yazayım diyorum ama içimden gelmiyor ayrıca nerdeee imkan mezun olunca kendi alanımda doğru düzgün iş bulamadım çalıştığım işler emek sömürüsüydü resmen yeni mezunsun diye eziyorlardı insanı. ben de girdim saçma sapan sıkıcı bir işe çalışıp duruyorum oturduğum ev kira giriş kat 1+1 bi ton kira veriyorum ev dökülüyor iyi bir eve çıkayım desem az para değil. Kız arkadaş desen ondanda şansım yok. İki sene önce evlenmeye niyetlendim. Kızın ailesi sinema televizyon mezunu olduğumu duyunca zaten yeterince kıyamet koptu işsiz tayfasına verilecek kızım yok dediler. Bakarmısın algıya sanat eşittir işsizlik. Kızın bana destek çıkmasını çok isterdim tabi ama çıkmadı ailesi kıyameti koparınca oda su koyvermeye başladı. Dedim bitirelim bu işi en iyisi. Ve bitti. Ne yapayımda bi düze çıkayım ben. Ne tavsiye edersin."
Merhaba sevgili dertli dostum. Kimi zaman evdeki hesap çarşıya uymaz. Hepimiz üniversite yıllarımızda kimbilir neler neler hayal ettik. Ama bunların tümünü yaşama geçirmek oldukça zor. Bu konuda idealist olmak, bazen işe yaramıyor. Dediğin gibi maddi imkanlar da çok önemli.
Ama seninki sanki biraz kolaya kaçmak olmuş. Yani üniversiteden mezun olur olmaz, hemen " getirisi iyi bir iş bulamadım" diye alakasız bir işe başlaman, bence hayatında yolunda gitmeyen bu zincirleme olayların başlangıcı olmuş. Ama hiçbir şey için geç kalmış sayılmazsın dostum. Şimdi dert anası olarak sana bazı tavsiyelerim olacak. Ama onun öncesinde sana ilham kaynağı olsun diye buraya bir Peter Jackson fotoğrafı bırakıyorum. Kolay değil, dünyanın en çok izlenen filmlerinden biri olan Yüzüklerin Efendisi serisini çekmek. Bak nasıl da karizmatik bakıyor abimiz 😊
Şimdi gelelim hayatındaki tersliklere. Bu tersliklerin sorumlusu tamamen maddi olanaksızlıklar, imkansızlıklar değil. Kendin söylemişsin, "senaryo yazabiliyorum aklıma güzel fikirler geliyor ama içimden gelmiyor" diye. Senin elinde böyle bir yeteneğin varken, bunu kullanmaktan çekiniyorsan, bu dert anası sana daha ne diyebilir ki? Madem aklına iyi fikirler geliyor, bunları niye hayata geçirmiyorsun? Aklındakileri yazmak da parayla değil ya!
Sen bir yaz bakalım, sonra ufaktan bu işle ilgilenen kimselerle görüş. Hatta üniversite yıllarındaki çevrenle tekrar iletişim kur, varsa bu alanda çalışan arkadaşların onlarla bir görüşme ayarla ve senaryondan bahset. Bakalım ne diyecekler? Eğer gerçekten dikkat çeken, başarılı bir şey üretmişsen, eminim o hak ettiği yeri bulur dostum. Sakın umudunu kaybetme. İşte sana ispatı, kim derdi lise yıllarındaki bu sıradan çocuk, gün gelecek kızların uğrunda ölüp bittiği, dizilerini izleyeceğim diye aile bireyleriyle kumanda savaşı yapacağı, koskoca Burak Özçivit olacak diye 😊😊
İşinden memnun olmadığını, az kazandığını sana ihtiyacın olan yaşam standartlarını sağlamadığını söylemişsin. O zaman şimdilik bir süre daha bu işte çalışmaya devam ederken, diğer yandan da kendi alanında açılan iş ilanlarını takip et, derim. Bu ilanlara yavaş yavaş CV'ni göndermeye başla bakalım. Ayrıca CV deyip geçme, bu iş çok önemli.
Öncelikle kendine güzel bir CV hazırla. Bunda yalnızca mezun olduğun okul, iş deneyimlerin olmasın. Bunun yanında CV'ni inceleyecek olan kimselerin seni yakından tanımaları, seni güvenilir bulmaları için neleri belirtmen gerekiyorsa belirt. İlgi alanların, sinema senin için ne ifade ediyor vs... Yani bazı profesyonel CV örneklerini incele ve buna göre hazırla. Mutlaka bunda bir fotoğrafın da olsun. Fotoğraflı CV'ler her zaman daha çok işe yarıyor. Çünkü bir kişi hakkındaki ilk izlenim, onu gördüğün zaman oluşuyor. Bu nedenle iyi bir fotoğrafını CV'ye eklemeyi unutma. Tecrübe konuşuyor burada. 😊
Bu esnada tabii işinde çalışmaya devam et. Maddiyat çok önemli çünkü. Ancak kendi alanında başvurduğun iş ilanlarından olumlu bir cevap geldiğinde, artık bu sevmediğin işi yapmaya devam etmek zorunda değilsin. Ayrıca senaryonu yazmaya da devam et. Böylelikle sektörün tam da içindeyken, hayallerini daha hızlı gerçekleştirebilirsin. Bak Cristopher Nolan'a, o da annesinden doğarken yönetmen doğmadı ya! İlk filmi Following'de kendi yaşamından ilham aldı. Belki sana da bir fikir verir ne dersin?
Sevgili dertli dostum, kız arkadaşınla ve ailesiyle yaşadığın talihsizlik de gerçekten üzücü olmuş Ama ilişkiyi bitirmekle en doğrusunu yapmışsınız. Her ikiniz için de böylesi daha iyi olmuş. Kızın ailesinin bakış açısı, aslında toplumun bu konudaki genel yargılarını yansıtıyor. Bu yargıları değiştirecek ve şekillendirecek olanlar da, bu işin eğitimini alan, sizler gibi yetenekli kimselerdir. Eğer sanatla uğraşana "işsiz" diyorlar diye, kendini geri çekip, istemediğin bir işte az bir maaşla ömrünü tüketirsen, bu bakış açısı hep aynı kalacak. Ama sen tüm zorluklara rağmen alanında ilerleyip, bir gün başarılı işler yaparsan, hem sunduğun eserlerle hem de konuya bakış açısının farklılaşmasıyla önemli bir fayda sağlamış olacaksın.
Haydi bakalım dertli dostum, görelim seni. Bu söylediklerimi düşün ve uygulamaya koy. Göreceksin, hayallerine yavaş yavaş ulaşacaksın. Bu arada okuyucularımız da yorumlarda sana tavsiyelerde bulunabilirler. Şimdilik hoşçakalın ve takipte kalmayı unutmayın.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+ – Instagram






