Herkese merhaba. Bir süredir buralardan uzak kaldık. Bu esnada "Nerede bu dert anaları?" diye merak edenler oldu. Dert anası iletişim kutusuna dert mesajları yığılıp, birikti. Ama biz bunların hiçbirisine yanıt veremedik. Çünkü şu sıralar dert analarının da bazı dertleri var. Hep biz dinleyip, çözüm üretecek değiliz ya canım. Şimdi anlatma sırası bizde. Anlatalım ve derdimizin çözümü için sizlerden bazı tavsiyeler isteyelim dedik.
Önce kendi derdimle başlayayım. Bir süre önce doktora gittiğimde tiroit değerlerimin tavan yaptığı sonucu ortaya çıktı. Bu tiroit hastalığı öyle meymenetsiz bir meret ki arkadaşlar, insanın bütün yaşamını etkiliyor. Bir keyifsizlik, bir bezginlik sormayın gitsin. Sürekli uykum var. Unutkanlık deseniz o biçim. Elim kolum yerinden kalkmıyor desem yeridir. Bir de tabii hayırlısıyla tam da mart çıktı bahar geldi derken, genel olarak havaların böyle limoni seyretmesi, insanın keyfini kaçırmıyor değil.
Dolayısıyla bırakın blogda yazı yazmayı,diğer günlük işlerimi bile yapmak istemiyorum. Hal böyle olunca, bloglarla da pek ilgilenemedim. Diğer blogger arkadaşların bloglarına ziyarette bulunamadım. Blog gruplarında çeşitli etkinlikler düzenlendi. Halim olmadığı için katılamadım. Bunları en kısa zamanda telafi edeceğime söz veriyorum arkadaşlar. Yorum bıraktığı halde dönüş yapamadığım arkadaşlar, beni affetsin lütfen.
Şimdi tabii tiroit hastalığı için tedavim sürüyor. Ve bunda sizlerin önerebileceği herhangi bir tavsiye yok. Gelelim asıl tavsiyelerinize sunduğumuz konuya. Buradan uzak kaldığımız süre içinde olaylar benim cephemde böyleyken, diğer yarımız dert anamız Aso'cuğum da başka sorunlarla mücadele etmek zorunda kaldı. Kendisinin interneti 1 haftadan beridir kesik. Ben bu durumdayken, bloglarla Aso ilgilenebilirdi doğal olarak ama kendisinin internet hizmetini aldığı D-Smart'ın sinyal sorunu yüzünden 1 haftadan bu yana Aso'nun evinde internet yok! Ve D-Smart, konuyu çözmek için hiçbir çaba harcamıyor.
Konuyu daha detaylı anlatabilmek için baştan aktarmak istiyorum. Geçen hafta cuma günüydü. Aso beni aradı ve internetinin durup dururken, yani birdenbire kesildiğini söyledi. Bu olay yaşanır yaşanmaz, elbette D-Smart müşteri hizmetlerini arayarak durumu bildirdi. Onlar ise, hafta sonuna denk geldiği için pazartesi günü bir ekibin gelerek, sorunu kontrol edeceği cevabını verdi. Aslında hafta sonları çalışan ekiplerin de olduğu ama genellikle çok yoğun çalıştıklarından gelemeyebileceklerini eklediler.
Aslında konunun özü şu, D-Smart'ın kendisine ait bir alt yapısı olmadığından Türk Telekom alt yapısını kullanıyor. Alt yapıda bir problem olduğunda Türk Telekom yetkilileri gelerek, sorunu gidermeye çalışıyorlar. Ancak bilindiği gibi Türk Telekomun'da kendisine ait bir internet hizmeti ve kendi müşterileri var. Bu durumda haliyle önceliği kendi müşterilerine veriyorlar. Peki bu durumda D-Smart kullananların suçu nedir? Bu sorunun cevabını D-Smart dahil hiç kimse veremiyor.
Doğal olarak hafta sonu hiç kimse Aso'nun internet hattındaki sorun için gelmedi. Pazartesi günü oldu. Pazartesi günü öğlene kadar yine hiç kimse gelmeyince Aso tekrar aradı. Ve yine benzer şeyler söylendi. Pazartesi günü hiçbir sonuç alınamadı. Salı günü olduğunda farklı bir şey olmadı. Ve çarşamba, perşembe günlerinde de süreç aynen devam etti. Bu sırada Aso haklı olarak sinirlendi. D-Smart aboneliğini iptal etmek istediğini belirtti. Bu durumda da D-Smart Aso'ya henüz aboneliğinin bitmediğini, eğer aboneliğini iptal ederse 1000 TL para ödemek zorunda olduğunu söyledi! Yani ne hizmet veriyorlar ne de aboneliği iptal ediyorlar! Ve insanlara almadıkları bir hizmetin parasını ödetiyorlar. Bu nasıl bir mantık ise, aklı alan açıklasın lütfen.
Tabii bu sürecin daha da sinir bozan detayları var. Aso'ya Türk Telekom arıza bölümünü direk olarak kendisinin aramasını söyledim. Mevcut bulunan numaraya hiç kimse tenezzül buyurup cevap vermedi. Bu esnada Aso, acaba sorun evin içindeki kablolardan mı, diyerek eve elektrikçi çağırdı. Elektrikçi tüm kabloları kontrol etti. Sorun evden değil. Bir de yukarı çıkarak D-Smart'ın sinyalini kontrol etti. Sinyal olmadığı sonucu bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Bu olaylar devam ederken Aso sürekli olarak D-Smart'ı aramaya devam ediyor tabii. Bu bir haftalık süreçte, sayısız kez D-Smart'ı aradı Aso. Telefona cevap verenler, dalga geçer gibi konuşmaktan öte herhangi bir çözüm sunmuyorlar.
Bir de Twitter'dan D-Smart hakkındaki şikayetlerini dile getirdi kendisi. D-Smart Twitter hesabı Aso'yu takibe aldı. Aso'da "Takibe almayın, çözüm üretin" şeklinde bir serzenişte bulundu haklı olarak. Bu esnada hesabı yöneten kişiler tarafından tekrar Aso'nun bilgileri alındı. En kısa sürede ilgilenilecek denildi. Ama tabii ilgilenilmedi!
Bu olaylar yaşanırken biz de telefonla devamlı haberleşiyoruz tabii. Ve aklıma gelenleri kendisine söylüyorum Aso'nun. En son aklıma konuyu Tüketici Hattına taşımak geldi. Alo Tüketici hattı 175'i arayarak durumu bildirdi Aso. Buradan da net bir cevap alınamadı. Çünkü henüz kısa bir süre olduğu belirtildi. Olayın devam etmesi halinde Tüketici Hakem Heyetine başvurulabileceği söylendi. Demek şikayette bulunmak için 1 ay falan internetsiz kalmak gerekiyor. Bu konuşmadan ben bunu anladım maalesef.
Şimdi burası aracılığıyla D-Smart'a sormak istiyorum. İnsanları şu kampanya, bu paket diye kandırarak, o berbat hizmetinizi almaya ikna ediyorsunuz da, faturanın ödeme günü geçtiğinde hafta sonu demeden hizmeti kesmesini biliyorsunuz da, niçin bir sorun olduğunda aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz?
İnsanları internetsiz bırakıp, sonra hizmeti iptal etmek istediği zaman talep ettiğiniz o 1000 TL'yi alırken, hiç mi vicdanınız titremiyor? İnsanlardan bu şekilde vurgun yaparak kazandığınız paraları çoluğunuza çocuğunuza yedirirken, nasıl içiniz rahat ediyor?
Haydi diyelim, böyle şeyler umurunuzda değil! Peki kendinize ait sağlam bir alt yapıya sahip olmadan, Türk Telekom alt yapısı üzerinden hizmet vermenin mantığı nedir? O zaman ben neden sizden hizmet alayım ki, giderim Türk Telekom'un kendisinden alırım. Ki nitekim ben şahsım adına, internet hizmetinde böyle yapıyorum. Zira insanların beyinlerini uyuşturan, gerçekleri yansıtmayan o televizyon kanallarınıza hiç ihtiyacım yok. Aslında Aso'nun televizyonla falan işi olmaz ama sırf eşi belgesel kanalı izlemek istediği için, bir kez düşmüş ağınıza işte...
Tek kelimeyle berbat bir hizmeti olan D-Smart'ı buradan kınıyoruz. Ve bu durumda ne yapmamız gerektiğini bilmeyerek, sizlere danışmak istiyoruz a dostlar. Her yolu denedik, olmadı. Bu durumda yapabileceğimiz başka neler olabilir, tavsiyelerinizi bekliyoruz.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+ – Instagram





