"Merhaba dert anası. Benim 8 yaşında kızım var iyi yetişsin istiyorum haliyle. çok yönlü olsun yetenekleri olsun iyi eğitimler alsın istiyorum. Komşuların çocukları haftasonu kurslara gidiyor müzik kursu resim kursu bale gibi kurslar bende kızımı bunlara göndermek istiyorum ama istemiyo geçen gün onu resim kursuna yazdırdım cumartesi sabahı evde kıyamet koptu ağlayıp kendini yerden yere attı gitmemek için üstelik eşimde ona destek çıktı istemiyosa ne gönderiyorsun yeni icatlar çıkarma başıma diye beni azarladı. Eşim aşçı kızımın tek ilgisi babasıyla mutfakta kek pasta yapmak bide eli yatkın aynı babası. o kadar sinirleniyorumki buna. özel bir yeteneği olsun istiyorum yemeği pastayı herkes yapar eşimden yüz buluyor ben çok isterdim zamanında beni böyle kurslara yollasınlar birşeyler öğreneyim ne bilim bi müzik aleti çalayım falan ama bizim zamanımızda imkanlar kısıtlydı şimdiki çocukların bütün imkanları var ama istek yok ben onu zorla o kursa gönderme taraftarıyım. yarın bi gün bana teşekkür eder belki. ne dersiniz buna"
Merhaba sevgili dertli dostum. Anlaşılan evde biraz gerginlik oluşmuş ve tatsız bir tartışma yaşanmış. Elbette anneler çocukları için en iyisini isterler. Çocukların çok yönlü olması güzeldir. Bir müzik aleti çalması, sanatın herhangi bir alanına yatkınlığı onun gelişimine fayda edecektir. Ancak bu yatkınlık çocukta zaten varsa, onu göndereceğin kurslardan fayda sağlayabilir. Eğer istemiyorsa, zorla güzellik olmaz dertli dostum.
Ebeveynlerin en büyük hatası nedir bilir misin? Kendi çocukluklarında gerçekleştiremediklerini, çocuklarının yaşamlarında hayata geçirmeye çalışmaktır. Kendin söylemişsin, keşke beni de çocukken bu kurslara gönderen olsaydı diye. Ama imkanlar el vermemiş ve gidememişsin. Bu senin içinde bir uhde olarak kalmış. Şimdi de bunu kızının yaşamında gerçekleştirmek,seni mutlu edecek gibi geliyor sana. Peki kızının resim kursuna gitmek isteyeceğini ve bundan keyif alacağını nereden çıkardın? Nitekim kıyametleri kopartmış ve kursa gitmek istememiş. Konuya eşin de dahil olunca, olay çığırından çıkmış.
Sevgili dertli dostum, şunu unutma; her insan farklı ilgi alanlarına ve yeteneklere sahiptir. Herkesin müziğe, resme, dansa karşı bir yeteneğinin ve ilgisinin olması beklenemez. Üstelik kızının henüz 8 yaşında olduğundan bahsetmişsin. Bu, çok erken bir dönem. Bu dönemlerde senin yapman gereken şey, onun yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfetmeye çalışmak olmalı. Aksi halde bazı şeyleri ona dayatarak bir sonuç elde etmen mümkün değil.
Babasıyla pasta yapmaktan mutlu olduğunu söylemişsin. Aslında bu, öyle senin küçümsediğin gibi bir şey değil. Senin söylediğinin tam aksine, herkes yemek ve pasta yapmayı beceremez. Bunun için öncelikle konuya bir yatkınlık ve ilgi gerekir. Kızının da buna elinin yatkın olduğunu söylemişsin zaten. Şimdilik bırak bakalım kızın babasıyla hafta sonları pasta yapmaya devam etsin. Belki ileride bu alanda bir eğitim alır ve ünlü bir şef bile olabilir. Gastronomi alanı günümüzün en geçerli mesleklerinden biri. Bu alanda çalışan kimseler, hiç de öyle küçümsenecek işler yapmıyorlar, bilgin olsun. Tabii bu konuyla ilgilenmesinde babasının mesleği olması, evde bu işlerin sürekli yapılması da var. Eğer bu ilgisi ilerleyen zamanlarda da devam ederse, kızın kendisine bir yol çizmiş olabilir. Bence hiç sinirlenmene gerek yok, bu da gayet özel bir yetenek gibi geldi bana.
Mesajında komşuların çocuklarının gittiği kursları anlatmışsın. Bunun üzerinde de durmak istiyorum. Ebeveynlerin yaptığı en kötü hatalardan biri de çocuklarını, başkalarının çocuklarıyla karşılaştırmaktır. Komşunun kızı veya oğlu hafta sonları kursa gidiyor diye, seninki de gitmek zorunda değil dertli dostum. Tüm çocuklar özeldir. Ve hepsi aynı yeteneklere sahip olacak diye bir kural yoktur. Bir de şunu düşün, bu çocukların yaşamları zaten bir süre sonra sınavlara odaklı olarak yaşanmaya başlayacak. Liselere giriş sınavları, üniversiteye giriş sınavları derken zaten oldukça yoğun bir öğrencilik hayatları olacak. Bari şu zamanlarda biraz rahat edip çocukluklarını yaşasalar olmaz mı? Hafta sonları anne ve babalarıyla keyifli zaman geçirseler, oyunlar oynasalar güzel olmaz mı onlar için?
Seni elbette anlıyorum. Ama kızını o istemeden göndereceğin bir resim kursu, ona yaşamı boyunca resim sanatından nefret ettirecektir. Benim fikrimi sorarsan, kesinlikle onu zorla kursa gönderme. Bu işler inatla değil, sevgiyle olur. Aksi halde hem kızınla hem de eşinle daha büyük tartışmalar içine girmen kaçınılmaz olabilir.
Sevgili dertli dostum, benim sana önerilerim şimdilik bu kadar. Okuyucularımız da sana yorumlardan kendi tavsiyelerini sunabilirler. Şimdilik hoşçakalın ve kendinize iyi bakın.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+ – Instagram





