"Merhaba dert anaları. Size bir şey itiraf edip, bir öneri isteyeceğim ama yazmaya bile çekiniyorum inanın. Çünkü bu durumdan yıllardır kimseye bahsetmedim. Ben hayalperest bir insanım. Şimdi buda dertmi diyebilirsiniz ama benim hayalperestliğim çok aşırı boyutlarda. bazen senaryo gibi hayaller kuruyorum. bu durum çocukluğumdan beri bende mevcut çocukluğum pek keyifli geçmedi konunun o kısımlarına pek girmeyeyim ama ailem çok ilgisizdi bana karşı ve mutlu değildim bende mutluluğu hayallerde buldum kendime bir hayal dünyası yarattım ve orada mutlu olmaya çalıştım yaşım ilerledikçe bundan vazgeçmek yerine dahada tutunmaya başladım çünkü hayatın acımasızlığı zaman ilerledikçe daha ağırlaştı yaşamının başarısızlıklarla dlu olduğunu söyleyebilirim evlendim boşandım işimde başarılı olamadım insanlarla bağdaşamadım gittiğim her yerde insanların karanlık yüzüyle karşılaştım böyle olunca hayallere dahada sarıldım. kafamda senaryo gibi hayaller yazıyorum ve bu hayallerin içinde adeta rol yapar gibi oynuyorum bu şekilde birkaç hayalim var birisinde 2 çocuk annesiyim çocuklarım üniversitede okuyor eşim bizi terketmiş ve hayatımı onları okutmak için harcamışım ama bunu başarmışım ve her gün hayalde çocuklarımın farklı bir sorununa çözüm olmaya çalışıyorum normal hayattaki gibi yani. başka bir hayalimde zengin bir eşim var yurtdışında yaşıyoruz ve mükemmel bir evimiz var ve çok mutluyuz başka bir hayalimde bana kötülük yapanların tek tek cezalarını bulduğunu görüyorum ve seviniyorum. bunun normal olmadığını farkındayım ama asla doktora falan gidemem şizofren diye beni hastaneye yatırmalarından çok korkuyorum kimseye bir zararım yok dışarıda böyle hayaller kurmuyorum işteyken falan ama yalnızca akşam işten sonra evime geldiğimde bu hayalleri oynayıp mutlu oluyorum ama delirmekten de korkuyorum belkide delirmişimdir diye düşünüyorum. sence ne yapmalıyım. lütfen dalga geçmesin kimse benimle bu benim çocukluğumdan beri başettiğim bişey sizce kurtulabilirmiyim bundan."
Merhaba sevgili dertli dostum. Hayaller hakkında söylenen birçok söz vardır. Hayal etmek başarmanın yarısıdır derler mesela. Ve genellikle hayallerin yapıcı etkisi üzerinde durulur sık sık. Evet senin durumun klasik bir hayal kurma durumundan farklı biraz. Sana dert anası olarak bazı önerilerde bulunacağız. Fakat önce şunu belirteyim ki burada hiç kimse dert sahibi kimselerle dalga geçmez. Dolayısıyla "Lütfen kimse dalga geçmesin" demene gerek yok. Biz ve okurlarımız dertlerin çözümüne katkı sağlamak için buradayız. Dolayısıyla için rahat olsun diyerek başlayalım.
Sevgili dertli dostum, bu içinde bulunduğun durum tıp dilinde "Maladaptive Daydreaming" olarak adlandırılıyor. Bu rahatsızlığa sahip olan kimseler, aynı anlattığın gibi senaryo tadında hayaller kurarlar. Bu hayallerin içinde adeta yaşarlar. Ve bu durum yalnızca sana mahsus bir şey değil. Dünyada bu tür bir aşırı hayal kurma bağımlılığına sahip olan çok sayıda insan var. Bunun çözümü de elbette terapiden geçiyor.
Ben biraz meraklı olduğum için bu rahatsızlık hakkında bilgi sahibiyim. Fakat aslında pek de bilinen bir durum değildir bu. Birçok kimse böyle bir sorununun olduğunu dahi bilmez. Ve kendisine yalnızca "iflah olmaz bir hayalperest" der, geçer.
Özellikle ülkemizde bununla ilgili yapılan çalışmalar yok denecek kadar az. Fakat yabancı kaynaklar, bu konuda oldukça fazla bilgi veriyorlar. Hatta sen söyledikten sonra araştırdım ki dünyada maladaptive daydreaming sorunundan muzdarip olanlar, Facebook'ta İngilizce bir sayfa açıp, orada birbirlerini telkin ederek, bu sorunu atlatmaya çalışıyorlar. Belki böyle gruplara katılarak, sen de aynı sorunu yaşayan kimselerle iletişim kurabilirsin diye düşündüm.
Sana terapiyi önerdiğim için de gözün korkmasın lütfen. Meraklanma doktorlar bu rahatsızlığı da çözümünü de bilirler. Hiç kimse seni şizofren zannetmez. Çünkü şizofreni hastaları yaşadıklarının gerçek olmadığını bilmez. Onlarda gerçeklik algısı tamamen kaybolmuştur. Maladaptive Daydreaming'de ise, kişi kurduğunun bir hayal olduğunun bilincindedir. Bunları gerçek zannetmez. Ve gerçeklik algısını bu şekilde yitirmemiş olur. Birçok yerde yaşadığın bu durum bir hastalık olarak bile kabul edilmiyor. Bu bilgi sanırım içini biraz olsun rahatlatmaya yetecektir.
Bu probleme neden olan şeyler, genellikle senin de anlattığın gibi çocuklukta yaşanan bazı sorunlar. Ailelerinden ilgi ve sevgi görmeyen çocuklar senin yaptığın gibi hayallere sığınıyorlar. Ve yaşları ilerledikçe yaşam koşulları düzelmez ise, bu artık bir alışkanlık haline dönüşebiliyor. Hatta bazı kimselerde bu, günlük işleri aksatmaya kadar gidebiliyor. Kişi işe gitmek istemiyor, sokağa çıktığında bile o hayalin içinde yaşıyor. Bazen sokakta kendi kendine konuştuğunu fark edebiliyor. Anlattığın kadarıyla sende bu durumlar yok. Fakat olayın bu boyutlara gelmemesi için önlem alman şart diye düşünüyorum.
Sevgili dertli dostum, bir de olaya iyi tarafından bakalım. Biliyor musun, maladaptive daydreaming sorununu yaşayanlar, dünyanın en başarılı yazarları, senaristleri veya romancıları olabiliyorlar. Çünkü bu sorun sizlere kusursuz bir hayal gücü kazandırıyor. Olayları hiç kimsenin düşünemeyeceği kadar derin boyutlarıyla değerlendirebiliyorsunuz. Ve bunlar birer film senaryosu, tiyatro oyunu, roman gibi şeylere dönüştüğünde ortaya mükemmel projeler çıkabiliyor.
Laf aramızda kalsın ama bazı ünlü yönetmenlerin, romancıların maladaptive daydreaming sorununu yaşadığına dair söylentiler bile var. Belki sen de sorun olarak nitelendirdiğin bu durumu kendin için bir fırsata çevirebilirsin. Ne dersin buna?
Hayalinde iki çocuklu bir kadın olduğunu, çocuklarının bazı sorunlarının olduğunu düşünüyorsan, bunu bir kitap konusuna dönüştürebilirsin bence. Veya okyanus kenarındaki evinde hayal ediyorsan kendini, bence bundan oldukça şık bir senaryo konusu çıkabilir. Kim bilir belki bir gün yazdığın kitapların olur. Veya ünlü bir senarist olursun. Belli mi olur? Kendini bir de böyle hayal et bakalım. Ama bu hayalin diğerlerinden farklı olarak gerçeğe dönüştürmek üzere kurulsun olmaz mı? Unutma, yazmak birçok şeyin ilacıdır. İnsan yazdıkça rahatladığını hisseder. Ve sen de bu sayede seni yıllardır esir alan bir durumu kendin için bir avantaja dönüştürmüş olursun. Kim bilir sende ne hikayeler vardır dostum. 😊
Unutma, sen özel birisin. Herkes gibi düşünmüyor, herkes gibi olayları sıradan bir şekilde değerlendirmiyorsun. Bu nedenle yazma işinde çok başarılı olacağına eminim. Ve tabii üzerindeki korkuları atıp, bir terapiste görünebilirsen, senin için çok daha iyi olur. Hatta günümüzde hipnoz gibi yöntemlerle bunun tedavisini sağlayan terapistlerin olduğunu duymuştum. Biraz araştırırsan sen de bu kimselere ulaşabilirsin.
Dert analarının sana olan tavsiyeleri şimdilik bu kadar dertli dostum. Okuyucularımız da sana yorumlardan görüşlerini iletebilirler. Kendine çok iyi bak. Gelişmelerden bizi haberdar etmeyi ihmal etme lütfen. Şimdilik hoşçakalın.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram






