"Dert anası merhaba. Oğlum çocukluğundan beri doktor olmak isterdi. Eşimde doktor zaten. babasının yolundan gitmek istedi hep ve sebat etti bunun için çalıştı geçen sene tıp fakültesine yerleşti ama fakülteye gittiğinden beri bi tuhaf oldu bizim oğlan. Bi değişti herkesi küçümsemeye başladı. Çocukluğundan beri yakınında olan tüm arkadaşlarıyla uzaklaştı. Nedenini sordum hepsi cahil cühela onlar. boş hayatlarında sürünmeye mahkumlar ne işim olur onlarla dedi. Ankarada okuyor, tatillerde falan geldiğinde bizede bi tuhaf davranıyor küçümsüyor bizi. Babasına fazla yapamıyor çünkü oda doktor dedim ya. hatta ona derslerden anlamadığı şeyleri falan soruyor bazen ama benimle hiç konuşmuyor. Geçen geldiğinde odasına gittim oğlum geldin yüzünü göremedim sohbet edemedik dedim bana ne dedi beğenirsin. Seninle ne konuşabilirimki birşeyden anladığın yok oturup televizyondaki saçma yemek programlarını evlilik programlarını izleyecek değilim seninle dedi. Ne kadar zoruma gitti bu lafı. Babasınada söyledim oda üzüldü. Biz babasıyla onu okutmak için ne fedakarlıklar yaptık. kaç kere kendi ihtiyaçlarımızı görmeden o üzülmesin zorda kalmasın dedik yapacağız tabi oğlumuz sonuçta ama buna karşılık bu küçümsemesi kendini beğenmesi beni çok üzüyor. Ne yapabiliriz dert anası. Bir tavsiyede bulunsan."
Merhaba sevgili dertli dostum. Bahsettiğin tür durumlar genellikle ergenlik çağlarının ilk zamanlarında yaşanır ama tıp fakültesini geçen sene kazandı diyorsun. Yani oğlun bu dönemleri çoktan aşmış. Şimdi bana kızma ama senin oğlanın birdenbire girdiği çevre, doktorlar dünyası falan ters tepmiş bana kalsa. Birden bire "ne oldum" demeye başlamış. Tabii ne oldum değil de, "ne olacağım" demeyi öğrenmesi gerek acilen. Hani derler ya civciv yumurtadan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş diye. Senin oğlan da aynen bu hesap olmuş.
Şimdi senin bu kendini beğenmiş civcivin, birden bire kendisini Anka kuşu falan zannetmeye başladı ya, bu işte mutlaka gittiği üniversitede edindiği ukala arkadaşların payı vardır diye düşünüyorum. Tabii bir de bu çağlarda üniversite öğrencileri derslerine giren profesörlerin falan rüzgarına kapılır, onlara büyük bir hayranlık beslemeye başlayabilir. Çünkü o hocalardan, tam da ihtiyaçları olan bilgileri edinirler. Tüm sorularına cevap alırlar. Dolayısıyla bu hayranlık, senin oğlunun çevresindeki diğer kimselerin "yetersiz" olduğu kanısına varmasını sağlamış olabilir.
Olayı onun psikolojisinden böyle değerlendirebilirim. Ama tabii bu kesinlikle hoş görülür bir tutum değil. Bana göre bir doktor, dünyanın en engin bilgilerine de sahip olsa, daha önce hiç kimsenin çare bulamadığı hastalıklara da çare olsa, önce insanlara karşı saygılı ve güler yüzlü davranmayı bilmelidir. Çünkü aldığı o eğitimin amacı, insanlara hava atmak, aşağılamak değil; tam aksine insanlara hizmet etmektir. Bunu bir zahmet aklının bir yerlerine yazsın senin oğlan. Hele anneye yapılan bu saygısızlığın hiçbir açıklaması olmamalı! Aksi durumda bu şımarık halleri böyle giderse, gelecekte yapacağı mesleğini de olumsuz etkileyecektir. Kaldı ki kendisini o günlere getiren ailesine karşı bile daha şimdiden olumsuz tavırlar sergilemeye başlamışsa, ben bu işin sonunu hiç iyi görmüyorum.
Bu esnada Doktor House dizisini izledin mi bilmiyorum ama alanında uzman, ukala, insanları aşağılayan bir doktor denilince aklıma House karakteri geldi. Tabii biz onu yalnızca dizi karakteri olarak sevmiştik. Gerçek hayatta, işinin piri de olsa, hayat da kurtarsa, onun kadar insanlara kötü davranan bir doktoru düşünmek istemem doğrusu. 😊
Şimdi bakalım bu durumda sen neler yapabilirsin? Öncelikle bu yaptığı saygısızlıktan sonra onunla arana bir süre mesafe koy. Ben bilirim şimdi seni. Anneler çocukları şehir dışında üniversitede okuyorsa, mutlaka her gün ararlar. Aman yavrum üşütme, yemeğini ye, aç kalma, paran var mı şeklinde sürekli bir kontrol havasındadır. Ve sen de bunları kuvvetli ihtimal yapıyorsundur. Sana önerim, oğlunun bu yaptığı saygısızlıktan sonra, ona kırıldığını anlaması için bir süre onu arama. Hatta mümkünse babası da aramasın. Korkma, bu esnada sen onu aramadığın için başına hiçbir şey gelmez. Zaten önemli bir şey olsa, o size her türlü ulaşır. Telaş etmeyin ve kendi haline bırakın onu. Bir süre böyle devam etsin bakalım. Şöyle bir duracak illa ki, "Ne oluyoruz!" diyerek bu kez kendisi sizi arayacak. O zaman bir hatırlatın bakalım sarf ettiği sözleri kendisine ve kırıldığınızı da belirtin. Belki bu uzak kalış, yaptığı saygısızlığı anlamasına yardımcı olur.
Sevgili dertli dostum, bu olayda eşine çok büyük bir rol düşüyor. Madem eşin de doktor ve oğlun onun sözünü dinliyor; o zaman bir baba olarak oğluna "iyi doktor" nasıl olunur bunu anlatmaya çalışsın. İnsanları aşağılamanın, tepeden bakmanın kendisini mesleki yönden geliştirmek yerine, dibe çekeceğini anlatsın oğluna. İnsanların iyi ilaçlara, doğru tedavilere olduğu kadar aynı zamanda insan psikolojisinden anlayan, samimi, sevgi dolu doktorlara da ihtiyacının olduğunu anlatsın oğluna. Ve tabii öğrendiği bilgilerle ailesinin, arkadaşlarının kalbini kırmak, onları küçük görmek yerine, o bilgileri insanlara yardım etmek için kullanmasını söylesin. Babasının bir doktor olarak onunla böyle konuşmasının etkili olacağını düşünüyorum. Hatta House karakteri falan demişken, etkili olacağını düşündüğüm bir de film tavsiye edeyim size.
Filmimizin adı Patch Adams. Robin Williams'ın canlandırdığı, tıp fakültesinde eğitim alan bir tıp öğrencisini konu alıyor. Adams, insanların ilaçlar kadar sevgiye de ihtiyacı olduğunu savunan ve böyle düşünmeyen insanlara karşı mücadele veren bir doktor adayı. Bence eşin, oğlunla birlikte bu filmi izleyebilir. Bu konunun oğlun için etkileyici olabileceğini düşünüyorum.
Dert anasının senin için tavsiyeleri şimdilik bu kadar dostum. Kendini üzme, gelişmelerden bizi haberdar etmeyi unutma. Okuyucularımız da bu konu hakkında varsa sana tavsiyeleri, yorumlardan bize ulaşabilirler. Takipte kalmayı unutmayın.
Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+ – Instagram






